Teknolojinin Elimizden Aldıkları

Teknolojinin Elimizden Aldıkları; Günümüz teknolojisi her dakika ilerleye dursun, biz hayatımıza olan olumsuzluklarından bahsedelim biraz. Ne dersiniz? Evinde televizyonu, bilgisayarı, tableti, elinde akıllı telefonu olmayan yoktur. Teknoloji iyi bir şey ama iyiye kullanmakta yarar var. Eskiden babam bizim televizyon izlememize izin vermezdi, kızardım babama. Ama şimdi anlıyorum aslında bize nasıl büyük bir iyilik yaptığını. İyi ki izletmemiş. Özellikle şu anki televizyon dizilerini düşünürsek …

Günümüzde maalesef televizyon, tablet vs. çok küçük yaşta giriyor hayatımıza. Elinde top, ip olacak çocuklar telefondan tabletten kendilerini alamıyor. Bu yazımı anne- babaların, az da olsa dikkatini çekmek için yazdım. Teknoloji bir çocuğun çocukluğunu elinden alıyorsa değil, katkı sağlıyorsa iyidir. Hepimiz zaman zaman “keşke çocuk olsak” demedik mi? Şimdi biz neden onların elinden bu güzel anları (anıları) alıyoruz.

Zaman akıp giderken, onlar  her yeni gün bir önceki günden daha da büyüyorken, neden çocukluklarını doyasıya yaşamalarını sağlamıyoruz? Çocuk yaşta eline aldığı telefonu uzun yıllar elinden bırakamıyor. Benim en çok yaşadığım durum öğrencilerimde , ne zaman dersi bitirip serbestsiniz dediğimde hemen telefonla oynamak için izin istiyorlar. Kitap okuyalım mı dediğimde ise “aman hocam kim okuyacak” diyorlar. Çünkü rol model olmak ailede başlar. Ama bunu kimse kabul etmez.

Kitap okumayı öğretmen öğretecek sanır çoğu anne-baba oysa  bilmezler 6 yaşına kadar aileden ne görürse o yaştan sonra da onu izletirler . işte bu sebeple çok önemlidir ailede verilen eğitim. Eline telefon, tablet tutuşturulan çocukların aileleri olmak  yerine oyun oynayan, masal anlatan aileler olmak sanırım çok daha önemli. Uzmanlar bilinçsiz telefon, tablet kullanımının çocuklarda algı bozukluğuna sebep olduğunu, öğrenme sistemlerinde bozulmalara yol açtığını dile getiriyorken bizim daha küçücükken “ aman başımdan gitsin de ne istiyorsa yapsın” dediğimiz çocuklarımıza bu kötülüğü yapmamız kabul edilir şey değil. Onların isteği biraz ilgi, şefkat ve sevgi. Ben daima şu cümleyi hatırlatırım kendime “oğlum her geçen gün büyüyor ve hiçbir gün bugün olduğu kadar küçük  olmayacak”. Düşündükçe daha çok vakit geçiriyorum onunla.

İstediği her oyunu oynuyoruz. Yok artık diyenler var mıdır bilmem ama kutu kutu pense en sevdiğimiz oyun :) İnanın eline telefonu verip tek başına bir kenara oturmasından daha keyifli zamanlar geçiriyorsunuz.

Eşimle sohbet ederken “Alp 18-19 yaşlarında üniversiteye gidecek inşallah ve bir daha eskisi kadar bizimle vakit geçiremeyecek” derim. Evlatlarımızı misafir gibi görmeliyiz. Zamanı gelince bir bir gidecekler. O nedenle onlarla bol bol vakit geçirmemiz gerek. Bırakın entrika dolu dizileri, sübliminal mesaj dolu çizgi filmleri, beyinlerini durduran telefonları, tabletleri. Ellerinden tutun çıkın parklara doyasıya eğlenin.

Bol bol kitap okuyun, resimler yapın, oyunlar oynayın :) Büyüdükçe karşınıza alın bir de çay demleyin vurun sohbetin dibine :) seyahate çıkın. Onları telefona, tablete hapsetmeyin.

Uzun oldu yazım galiba :) hakkınızı helal edin. Sağlıcakla, oyunla, huzurla ve bol gülücükle kalın :)